En uygun fiyata eşarp, şal, çanta, sunum ve dekorasyon ürünleri..

EN UYGUN FİYATA EŞARP, ŞAL, ÇANTA, SUNUM ve DEKORASYON ÜRÜNLERİ.. TÜM MODELLERİ GÖRMEK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ..

18 Mart 2017 Cumartesi

Açıklayabilirim Memur Bey !

Evinizin kapısını boyarken başınıza en fazla ne gelebilir ? 
Belki boya güzel olmaz, halıya boya damlatabilirsiniz veya elleriniz boya olabilir vesaire..
Normal insanlar için bu durumlar olası..

Peki ya polis baskını ? 
Hahah benim gibiler içinse böyle durumlar olağan..

Nasıl derseniz ? Okumaya devam edin.. Hafta sonu neşeniz olarak iş başındayım kamoon !

***

Başımı belaya sokmakta üstüme tanımam.. Normal şartlarda olmayacak şeyler ve dizi karakteri tiplemeli insanlar hep beni bulur..
Genelde standart olanın dışındayımdır ve yaptıklarımla, seçimlerimle her daim çevremin kalıpları dışında hareket ederim, bu da sürekli sivrilmeme ve dikkat çekmeme sebep olur..

Ve bir ortamda ne kadar sivrilmeyeyim normal olayım dersem, o derece anormal görünürüm..

Her şey evimin perişan haldeki çelik kapısını boyamak istememle başladı.. 

Önce kime söylesem suratıma deli mi bu der gibi baktıysa da buna alışkın olduğum için çok fazla takmadım.. Zira yukarda da belirttiğim gibi, şahsi çevremin arasına gökten düşmüş gibiyim, etrafımdaki insanlarla hiç alakam yok ve her yaptığım onlara garip geliyor.. 

Neyse, sonunda eşimin ağzından beni başından atmak için de olsa tamam kelimesini kaptım.. Sonra şaka yaptım dedi.. Şakacı kişiliğimi ortaya koyarak tabii ki ben de ona şaka yaptım.. Kapının astar boyasını atarak..

Artık geri dönüş yoktu ve keyfini çıkarmasını söyledim..

Kapının içten astar boyasını kısa sürede bitirdim.. Çocuklarım ve eşim uyuduktan sonra gece iş yapmayı seven biri olarak, kapının dışını boyama işlemine başladım..
Hem bizimkiler beni bölmeyeceği için hızlı olurum, hem apartmanda inen çıkan olmaz herkes uyuyor rahat rahat boyarım diye düşündüm.. 

En fazla ne olabilirdi ki ?

Her şey huşu içinde ilerliyordu.. 

Başlayalı fazla olmamıştı ki aşağıdan sesler gelmeye başladı.. Kim bu saatte diye ev botumun içine sokuşturduğum pijamam dolayısıyla kimseyle karşılaşmak istemediğim için hafif tedirgin olsam da bizim kata çıkmazlar herhalde diye düşünüyordum ki, kafamı sağa çevirmemle bir polis memuruyla göz göze gelmem bir oldu..

Sahne şu : 

Gündüz dışarı çıkarken yaptığım ve henüz silmediğim full eyeliner ve allıklı suratım,
suratımla ters orantıdaki paçoz kıyafetim, evin kapısı ardına kadar açık, yerde oturur vaziyette bir elimde boya kavanozu, bir elimde fırça, karşımda şaşkın gözlerle bana bakan bir polis memuru var.

Belli ki buraya gelirken karşılaşmayı beklediği manzara bu değildi..

Yanımdaki taburenin üzerinde bulunan çayım ve yanındaki peynirim de ( çayın yanında peynire bayılırım ) durumun absürtlüğüne eşlik ediyor.. 

Son katta oturuyorum ve merdivenin tam bitiş noktasındaki kapı benim.. Yani kattaki diğer 3 dairenin sahibi evlerine girmek için benim kapımın önünden geçmek durumundalar.. 

Biz polis memuruyla bakışırken, peşinden bir tane daha geldi, peşinden bir tane daha.. Merdiveni bitiren direk beni görüyor..

Gecenin saat 2'sinde kapımın önünde 3 polis memuruyla bakışıorum.. 

Sessizliği ilk çıkan polis memuru bozdu : 

- Çatı var mı burada ?

Burda bir çatı varsa o da benim ! İlkay Çatı Katı İlkay hahahah diye espri yaptım,

sonraki sahnede elimde kelepçe, polis otosuna zorla bindirilirken memur beylere şaka yaptığımı açıklamaya çalışıyor vaziyette görülüyorum..

Şaka şaka.. 
Size yaptım şakayı.. 
Ama tam uymamış mıydı yapsam ne güzel olurdu :)

Hala bir elimde boya kavanozu, diğerinde fırça durur vaziyette ayağa kalkıp 
- Şeyy bu kattaki tüm daireler dubleks yani bir üstü yine ev ama dairelerin kendine ait tavan araları var, dedim ve hayırdır memur bey diye ekledim..

Eliyle işaret yaptı dur biraz der gibi.. Sağa sola bakıyo tetikte bi vaziyette.. Dikiliyorum ben kapının önünde ama aklımdan neler geçiyor.. Birini yakalıyorlarmış bizim katta falan

Ertesi sabah habercilere kapının arkasından belli belirsiz görülüp suratıma uzatılan mikrofondan demeç veriyormuşum :  Ay çok iyi insanlardı hiç beklemezdik biz de mahallece şok olduk afssjddkf 

Mahallede de kimseyi tanımıyorum yalnız..

Ben ilk memurla konuşurken diğerleri kapımın önünden geçip tam çaprazımdaki dairenin kapısını çaldılar.. 
Ben hala Allah'ım neye şahit olucam şimdi acaba diye kapının önünde dikiliyorum boyam ve fırçamla.. 

25-26 yaşlarında genç bir çocuk açtı kapıyı.. Babası olduğunu tahmin ettiğim yaşlıca bir amcada kenardan çıkardı kafasını.. 
Çocuk polisleri görünce başladı konuşmaya : 

-Hah evet memur bey, şurdan ya da şu daireden mi bilmem bi ses geldi, bir de apartmanın sensörlü ışığı sürekli yanıyordu, hırsız var galibaaaa

derkeeeen çocuk benle göz göze geldi.. Aynı anda tüm polislerin kafaları da bana döndü.. Hepsi bana bakıyor..

Tüm sevimliliğimle sırıtıyorum ben mihihihi şeklinde.. 
Nasıl minnoşum nasıl ponçiğim nasıl tatlişkoyum, aynı zamanda nasıl tırsıyorum çaktırmadan , .

Minnoş surat ifademi bozmadan 
- Işık benden dolayı yanıyor olabilir ihihihi dedim sevimli sevimli gülümseyerek.. Gözlerim çizgi halini aldı öyle bi tatlıyım bana bi şey demesinler diye..

Zira tek kelime etseler bi daa boya yapmıcam valla diye söz verip boya kavanozunu fırçayı falan fırlatıp uyuyan Yasin'in yanına koşup yorganın altına saklanıcam o vaziyetteyim.


Sonra hemen ciddileştim : 
-Ama valla gürültüyle benim hiç bi alakam yok..

***

Bu sefer polislerin kafaları kapıdaki çocuğa döndü. Dik dik bakıyorlar : 

Polislerden ilk benle konuşanı :
- Bayan kapısını boyuyor, dedi kinayeli bir ses tonuyla.. 
Ah o cümlenin alt metninde neler yatıyordu haha başka şeyler dedi aslında çocuğa  :)

Burda araya girdim : 
- Bayan değil kadın olacak o memur bey,

Sonra Yasin nezarette beni görmeye geld... 
Şaka şaka ben hala minnoş surat ifademi korur vaziyetteyim kapının önünde :)

Diğer memur çocuğa dik dik bakmaya devam ediyor, ellerini kaldırdı " hiç bi şey demiyorum valla hiç bi şey demiyorum" dedi yüksek sesle.. Sonra devam etti " Kendi adresinden de haberin yok senin ! Bi saattir seni arıyoruz" 

Çocukta tık yok uslu uslu fırçasını yiyo :)

Sonra aşağı inebilmek için teker teker yine önümden geçtiler.. Gülerek bana bakıyorlar her birine kafamla selam veriyorum biri kolay gelsin dedi :) 

Tişikkir idirim dedim aynı ponçiklikle.. 
Yanakları al al gülümseyen emojiyim adeta..

Polisler indi biz bu sefer çocukla bakışıyoruz.. Az önceki ponçiklikten eser yok suratımda.. Bu sefer ben diktim gözleri çocuğun suratına :

-Abla korkuttun ya, dedi 

- Kapıyı açsaydın görürdün beni dedim.. Hadi kapıyı açmaya korktun belki gözden bak bi daha çocuum direk benim kapıyı görüyorsun..  

*** 

Kapıyı kapadım aldı beni bir gülme.. O neydi öyle ya.. Koştum gittim Yasin'i dürtüyorum.. 
-Yasiin Yasiin ! Az uyansana bak uyan az yaa

Fırladı bu yataktan.. Hep bi sıçrama halinde zaten zavallı bu gece dürtmelerim yüzünden nasıl çekiyo benden 

Ay dedim neler oldu sen uyuyosun burda kapıyı boyuyodum çapraz komşu polis çağırmış suratlarımızı görmen lazımdı ay çok şey kaçırdın Yasiieeennn. Dürtüyorum bi yandan adamı

Nerden aldım ben bu manyağı der gibi bakıyo bana..

Sonra ben ay çok adrenalinli bi geceydi ya ben uyuyamam şimdi hahaha falan derken Yasin 
İki dakka yalnız bırakmaya gelmiyosun var ya diye dalga geçiyordu :)

***

Gece yarım bıraktığım kapının boyasını uslu uslu gündüz vakti tamamladım bugün.. Yalnız bu daha astarıydı.. Bu kapının boyasını ne zaman ve ne şekilde bitireceğim çok merak ediyorum :)

Hoşçakalın <3

mutluhayatblog@gmail.com

4 Mart 2017 Cumartesi

Hayat sen planlar yaparken, çocuklarının kusmasıdır..

Böyle dan diye kibarlaştırmadan falan yazdığım için özür dilerim lakin bir kaç gündür,  gündemimizde bu konu var.. Ben çektim siz de çekin nihahah..
Yasin'le bile görüşmelerimizde birbirimize sorduğumuz ilk soru bu oluyor : Çocuklar kustu mu ? :)

Geçen gece nasıl yorgunum.. Başladığım 2.spor salonunun ilk günü.. Yani ilk kez aralıksız 6 gün peş peşe spor yapmışım.. Her iki salonda birbirine yakın. Yani her gün bir de 6.5 km yürümüşüm spor öncesi ve sonrası toplamında.. Fit ama geberik bir kadınım o akşam..

Kendimi yatağa attım suratımda aptal bir sırıtma :) Ertesi gün boşum zira.. O günü dolduracak bir salaklık yapmamışım henüz.. Bu 2. spor salonuna başlama, sporu haftada 4 günden 6 güne çıkarma mevzumda şöyle oldu..
Buradaki fitness / pilatesle ilgili yazımda bahsetmiştim hatırlarsınız, bizim salon tadilata girdi kayıtlar donduruldu.. Bize size mesaj atacağız tekrar başladığımız zaman dediler.. 1 ay geçti ses yok.. 2 aya yaklaştı yine ses yok dedim daha fazla sporsuz duramayacağım ben.. Başka bir salona kayıt yaptırmıştım internetten.. Ama o ön kayıttı.. Ne bileyim ben sistemlerinin farklı olduğunu.. Bizim salonda asıl kayıda gitmeyince iptal ediyorlar başvurunu..

Bizim salonda beenim başka salona kayıt yapmamı bekliyormuşlar demek ki 2. ayda tadilat bitti başlıyoruz mesajı geldi.. Başladım ben salona tekrar.. Diğer tarafı hatırlamıyorum bile.. Zaten gitmedim kayda falan düştü sanıyorum.. Hatta önkaydı başarıyla tamamladığımın bile farkında değilim ekran dondu bi şeyler oldu sıkıldım kapattım. Bi zaman sonra bir mesaj daha geldi.. Seansınız başlıyor diye haydaaa..

E napıyım gideyim o zaman.. İnsanlar sıra bekliyor deli gibi bana gelmiş sıra kaçırmadım ama olayı o kadar unutmuşum ki neye kayıt yaptırdığımı bile hatırlamıyorum.. Fitness mı pilates mi gidince öğrendim.. Pilatesmiş :)

Neyse sırıta sırıta tavana bakıyorum o gece işte..
Plan şu : Ertesi gün boşum ya, kızımı okuldan alıyorum aheste aheste babamlara gidiyorum.. Ne zamandır gidemiyorum özlemişim. Zaten babamda laf sokuyo başbakana senden kolay ulaşılıyor diye afashksdk.. Özlediğini ordan anlıyorum..
Öyle kızım özledim seni falan yookk. Laf soktu mu anla ki özledi..

Ohh kahvaltı hazır, çayımı babam tazeliyor sürekli.. Türlü şebekliklerle annemi babamı güldürüyorum. Babam bir sevgi göstergesi olarak sık sık bana eşoğlueşek diyo..
Rana'nın benle hiiiç işi yok babamın tepesinde.. Biraz annemlerin yatağa girip uyuyorum.. Yatakta anne baba huzur kokusu var oh mis..
Sonra arkadaşıma gidiyorum kahve içmeye.. Rana babamlarda.. Emin'le arkadaşının annesi ilgilenecek.. Akşama yemek derdi yok ohh gene hazır sofraya oturuyorum.. Ne dinlendim ne dinlendim..

Böyle böyle daldım uykuya.. Sabaha karşı hayal meyal Rana'nın yanımıza geldiğini hatırlıyorum.. Sarıldım kızıma..

Bi zaman sonra..

Anneeeebögskdhjshfsdghjdfg ! sesiyle gözümü açtım, Yasin ! diye bağırıp Rana'yı ters çevirmem bir oldu.

Kusuyor..

Tek elimle saniyede alabora ettim kızımı rahat kussun diye kamoonn anaların gücü adınaaaa !.

Aynı esnada Yasin banyoya koştu bu iş için ayırdığımız özel küçük bir leğenimiz var :) Onu kaptı getirdi. Baktı onun için artık çok geç.. Anında çarşafı, alezi kaldırıp yatağa geçmesini engelledi.. Hoop hemen banyoya..

Sadece 3 dakika kadar sonra çocuğun eli yüzü yıkanmış, yatağa çarşaf serilmiş, çarşaf ve alez makinaya atılmış, leğen başucumuzda yerini almıştı

Çok iyi bir takımız biz :)

 Dalmadan önce Yasin'den duyduğum son cümle : Okula gitmesin sabah oldu.. Gitti benim hayaller derkeeennn kaymışım..

Sabah uyandım.. Babamları aradım beklemesinler diye.. Rana gece hasta oldu dedim.. Şimdi iyi ama tetikteyim tekrar kusarsa diye.. Evde kalalım dedim.. Babamda üzüldü tam da dışarı çıkmış Rana'ya seveceği bi şeyler alacakmış kahvaltıya, geri döndü..

Neyse dedim bari madem gidemiyorum evde değerlendiririm bugünü.. Düşen suratımı topladım yerden, evet evet evde bir sürü işim var onları tamamlarım..

Keyfim tekrar gelmiş sırıta sırıta dur bi çay keyfi yapayım derkeeen, Emin'in okulundan aradılar gelin oğlunuzu alın diye.. Kusmuş !

Yot artıt !

Kapat ocağı haydaaa okula.. Aldım Emin'i geldim suratı kireç gibi.. Tam yatırıcam bi daha.. Sonra bi daha.. 2-3 derkeen akşam üstüne kadar 5 kereyi tamamladı Emin.. Kusma leğeni fazla mesai yapıyor..

Rana hastalandı derken Emin kardeşini solladı.. Rana koltuk tepelerinde uçmaya başladı bile yanlış çocuğu okula göndermişiz bugün..

***

Doktora gideceğiz tabii.. Yasin erken geldi bu yüzden atladık hastaneye gittik önümüzde 140 kişi var yuh ! Herkes elinde poşetle geziyor haha biz dahil :) Salgın varmış..

Dedik bu gece kamp kuruyoruz galiba buraya.. Bu arada benim bir tahlil yaptırmam gerekiyordu.. Beklerken halledelim vakit geçsin dedik..Gittik onu yaptırdık..
Düşün, yaptırdıık, sonuçları aldıık, doktorla görüştüük, çocuklar arabada uyuduu, biz Yasin'le cafede çay içtiikk sonra bi baktık daha 30 kişi azalmış.. Haydaa gerisin geriye eve döndük çocukları taşıdık geberdik falan..

Rana'yı yanımıza aldım.. Dedim Emin daha kötüydü leğeni onun başına koyayım..

Gece Rana kustu..
Gene yanlış çocuğu seçmişim..

Yine anneeeebökdkhfjsdhgdgd ! sesiyle fırladım, bu sefer Rana'yı kaptığım gibi kafasını yere eğdim.. Yatak yorganı kurtardık bu sefer ama parkeler gitti.. Neyse silmesi daha kolay oldu.. Zavallı ben..

Bu sefer uyumadık doğru hastaneye dedik.. Canım bitanem Yasinciğim dedi ki sen uyu ben götürürüm çocukları aiyyy başında hale belirdi birden bi nur indi suratına..Ay canım yaaa derken, saate bi baktım zaten spora gitme saatim gelmiş..
O tatlı melek yüzlü kadın gitti, Yasin'in suratındaki nur da uçtu.. Zaten sen götürcen dalga mı geçiyon! diye çemkirdim..

Giderken kahkaha atıyordu pis..

Neyse ben spora gittim geldim, onlarda hastaneden geldi popişlere birer iğne yapılmış, sonra bi poşet ilaç.. Bi ona, bi ona, bi ona bi öbürüne.. Aaaaa bıktıım !

O gün ikisini birden okula yollamadık tabii..

Babam geldi öğleden sonra, bana şefkat gösterdi çikolata da almış canım benim ağlıcaktım az daa omzunda baba 2 gündür kusmuk temizliyorum ühühühühü

***
Sonraki sahnede akşam elimde leğenle görünüyorum..
Hangisinin yanına koyayım ben bunu derkeeen bu kez risk almıyorum.. Pembiş toz alma kovamı feda edip leğeni Rana'nın yanına, kovayı Emin'in yanına bırakıyorum..

Önlem aldım ya,
o gece ikisi de kusmuyor..

Bir sonraki boş günüm içinse hiiiiç planım yok ihihihihi

Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

İzleyiciler