En uygun fiyata eşarp, şal, çanta, sunum ve dekorasyon ürünleri..

EN UYGUN FİYATA EŞARP, ŞAL, ÇANTA, SUNUM ve DEKORASYON ÜRÜNLERİ.. TÜM MODELLERİ GÖRMEK İÇİN FOTOĞRAFI TIKLAYINIZ..

26 Aralık 2016 Pazartesi

Bir Günüm.. ( Hafta İçi )

Bir kaç hafta önce buradaki bir günüm yazısında hafta sonu bir günümün nasıl geçtiğini yazmıştım, hafta içi bir günü ayrıca yazacağımı belirtmiştim.. Onun için bugünü seçtim..

Hala bana en sık sorulan sorular bu konu yani her şeye nasıl yetiştiğim konusu üzerine.. 
İster çocuklu, ister çocuksuz, ister çalışan ister ev hanımı, kadınlar olarak çok fazla sorumluluğumuz var, zaman sorunu yaşıyoruz ve ister istemez kendimizi başkalarıyla kıyaslama hatasına düşüyoruz.. Özellikle internet aleminde tanık olduğumuz hayatlara bakıp sanıyoruz ki onlar her şeye yetişen mükemmel kadınlar, bizde bir sıkıntı var.. Kesinlikle doğru değil.. Ciddi yardımlar almıyorsanız her şeye yetişmek hayli zor..

İyi iş çıkarıyoruz yani hanımlar :)

Bakalım 2 ( okullu ) çocuklu bir annenin hafta içi ortalama bir günü nasılmış..

***

Sabah 7'de, üstelik kış saati uygulamasına bu yıl geçmemiş olmamız sebebiyle neredeyse zifiri karanlıkta güne başladık.. 

Kızımın giysileri akşamdan hazırdı.. Önce onu giydirdim..

Oğlumun okul kıyafetlerini bu hafta sonu yıkamakta gecikmiştim.. Hazır değildi.. Gece yatarken kurutucuya koymuştum, onları çıkarıp ütüledim ve oğlumda giyindi..

Ben de hazırlandım yola çıktık.. Oğlumu 3. çocuğun evine bırakıp kızımı okuluna götürdüm.. 3. çocuk oğlumun anaokulundan beri arkadaşı.. Annesi çalıştığı için sürekli bizimle takılıyor geliş gidişlerde bu yüzden onun adı 3.çocuk..

Kızımı bıraktıktan sonra dönüp oğlumu ve arkadaşını aldım onları okula bıraktım..

Eve döndüm. 

Çay demledim..

Termosumu doldurup bisikletimi alıp sahile indim.. 

Bir kaç km bisiklet sürdüm, mola verdim çay içtim, müzik dinledim, bolca fotoğraf çektim ve eve döndüm..



Yarım saat kadar şekerleme yaptım..

Kızımı okuldan almaya gittim.. 

Kızımın karnını doyurdum..

Bulaşık makinesini boşaltıp, tekrar doldurdum..

Kurutucudan çıkan çamaşırları katlayıp ütülenecekleri ayırdım.. 

Ütü yaptım.. 

Çamaşırları yerleştirdim..

Modarana müşterilerimin mesajlarına döndüm.. Yeni ürünlerle ilgili ayarlamaları yaptım.. Biraz internette gezindim.. Bu esnada bir şeyler atıştırdım.

Akşamdan artan çorbanın yanına karnabahar yemeği ve pilav yaptım..

Kızımla abisini ve 3.çocuğu okuldan almaya gittik...

Eve döndük..

Kızım uyuyakaldı bende yanına yatıp sarıldım biraz kestirdim..

Çocuklar sofrayı kurdu.. 

Akşam yemeği yedik.. 

Bulaşıkları yerleştirdim.. Mutfağı toparladım..

Beslenmeleri hazırladım çantalara yerleştirdim.. Okul çantalarını kapının önüne yerleştirdim..

Market alışveriş listesi yaptım..

Çocuk odası ve oturma odasında yarın yapacağım temizlik için ortalığı toparladım.. Ütü masasını vs kaldırdım.

Yarın yola çıkacak Modarana kargolarımı hazırladım.. Paylaşım yapıp bir kaç mesaj cevapladım.. 

Çocukları yatırdım..

Çay demledim..

Ponçikle biraz oynadım.. 

Ve şimdi post yazıyorum.. Az sonra yayınlayıp bir film seçeceğim ve muhtemelen yarısında sızacağım :)

Sonrasında saatin çalmasıyla yeni günün koşuşturması başlayacak..

Hoşçakalın <3

mutluhayatblog@gmail.com

6 Aralık 2016 Salı

Geri Dönüşüm / Yemek Masası Boyama


Özellikle Facebook'tan takip edenler eski eşyalara düşkünlüğümü ve çok ilginç bir çöpümüz olduğunu, sürekli harika eski eşyalar bulduğumu bilirler
Mahallece aramızda adı konmamış bir anlaşma var sanki.. Herkes biz dahil, kullanmadığı eşyasını konteynırların yanına bırakıyor ve kim görür beğenirse oradan alıyor.. Bugün bir poşet küçülen kıyafet bıraktık bizde mesela.. Akşam üstü okul için tekrar çıktığımızda poşet yoktu :) 

Evde koskoca bir koltuk takımı dahil bir sürü boyanacak eşya var yani.. Sadece çöpten değil başka yerlerden de topluyorum :) Çok sevdiğimden olsa gerek sürekli karşıma bayılanılası, işime yarayacak parçalar çıkıyor.. Kaçırdıklarım da cabası :(

Bu postumuza konu olan masa, eşimin ofisinde yemekhane masası olarak kullanılan masalardandı.. 

Şimdi değişime uğramış, boyanmış, cilalanmış haliyle çalışma masama merhaba deyin :)


***
Ayak kısmı metal, siyah ve paslıydı.. Üst kısmının boyasız halini fotoğraflamayı unutmuşum.. Ancak rengi tam parkelerimin rengindeydi..


Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz fiskos masam ise, evimizin tavan arasından çıkan parçalardan.. Orada keşfedilmeyi bekleyen ve eski ev sahibi tarafından "istediğinizi alabilirsiniz" iznimin olduğu bir sürü harika eski eşya var.. Henüz tam anlamıyla girebilmiş değilim içeriye yalnız :)

Fiskos masamı sadece bu haliyle göreceksiniz bu postta.. Hala bitmedi.. Çünkü ben daha önceden nalburdan aldığım bir fırça ile boyadım onu, ve fırça sert olduğu için fırça izi kalıyor.. Son katı ve verniğini hobi marketlerden bulabileceğiniz ipek kıllı fırça ile atacağım.. Onlar iz bırakmıyor...

Masamı rulo fırça ile boyadım.. Yine nalburdan almıştım..

Gelelim nasıl boyadığıma..

İlk olarak boyamı birebir oranında sulandırarak astar boya hazırladım.. 1 çay bardağı suya, 1 çay bardağı boya gibi.. Astar boya özellikle koyu renkten açık renge dönerken muhakkak yapılması gereken bir işlem.. 

Önce astarı attım.. 


Daha sonra hafif sulandırarak kıvam elde ettiğim boyamla diğer katları uyguladım.. Katlar arasında 2-3 saat kadar beklemek yeterli olurdu aslında ancak ben okula gidiş, gelişler, çocuklarla ilgilenme, ev işleri vs. derken günde bir kat atabildim neredeyse.. Epey uzun sürdü bitirmem..

Ayak kısmını yanılmıyorsam 6 kat boyadım.. Üst kısmını açık renk olduğu için daha az.. En son bir katta vernik attım..

Ve sonuç son derece mutluluk verici oldu :)


 Odamda çalışma masası ihtiyacım vardı ve bu eksikliğimi geri dönüşüm yoluyla az bir maliyetle karşılamış oldum..


Şimdi Modarana kargolarımı masamda hazırlıyor, postlarımı da yine burada yazıyorum.. Odamdaki diğer eşyalarla da çok uyumlu oldu.. 

Duvar içinde yine bir geri dönüşüm planım var dilerim vakit ayırabilirim ve hemen paylaşabilirim sizle..


Peki hangi boya ve verniği kullandım ? 

Boyam Rich Multisurface 2100 beyaz rengi.. 
Mucize boya olarak anlandırılıyor ve çok popüler bu ara.. Zira tekstilden, metale, fayanstan deriye pek çok yüzeyde zımpara gerektirmeksizin kullanılabiliyor..

Verniğim yine aynı markanın  su bazlı verniği.. 
Vernik konusunda genelde zamanla sararma yaptığı söylentisi var ben de bunu sorup danışarak aldım bu ürünü tavsiye ettiler ve asla sararma problemi yaşatmadığını söylediler.. Vernikte aynı boya gibi uygulanıyor.. 

Ben İstanbul Bakırköy'de bir hobi marketten aldım.. Fotoğrafta gördükleriniz küçük boyu.. Ancak birden fazla eşya boyayacaksanız büyük boyunu alın derim bu şekilde bereketsiz oluyor. Ben de öyle yapacağım.. 
Küçük boyu 7.5 TL , Büyük boyu 25 TL idi yanılmıyorsam..


Fırça olarak yukarıda belirttiğim gibi nalburdan aldığım fırçaları kullandım ancak memnun değilim.. Hobi marketten ipek kıllı fırça ve rulo fırça alacağım diğer eşyalarımı boyamak için.. 

Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

2 Aralık 2016 Cuma

Burun Estetik Ameliyatım / Op. Dr. Volkan Kahya

Bu yazımda sizlere burun estetik ameliyatımdan detaylıca bahsedecek, ve kafanızdaki soru işaretlerini gidermenize yardımcı olmaya çalışacağım..

Yaklaşık 1.5 yıldır gündemimde burun estetiği yaptırma düşüncesi vardı.. Biraz korku, biraz yazı rahat geçirmek, gezebilmek ve benim için en önemlisi güneş gözlüğüme doyabilmek için ameliyatı erteledikçe erteledim kasım sonunu buldu ameliyat olmam..

***

Neden burun ameliyatı oldum ?

Benim burun kemiğimde kırık vardı şekliyle ilgili zaman zaman söylensem de estetik olma planım yoktu aslında.. Ancak zamanla burnum şekil değiştirdi.. Eskiden yandan bakınca rahatsız edici sayılabilecek eğri bi yapısı vardı.. Ancak zamanla yandan bakınca düz görünmeye, fakat önden oldukça eğrilmeye başladı.. 
Kimse burnumun yamukluğunu farketmiyordu ilk bakışta ancak yüz ifadem değişti.. Gözlük burnumun bir tarafına iz yapıyordu mesela eğrilik yüzünden..
Hafif nefes alma problemleri de yaşıyor olsam da asıl takıntı yaptığım önden gitgide eğrilmesiydi itiraf ediyorum..

Toparlarsak, burnumdaki kırık kemiği düzelttirdim bu esnada da hafif küçük ve hafif kavisli bir görüntü rica ettim doktorumdan..

Burnumun öncesi / sonrası fotoğraflarını burayı tıklayarak doktorumun ınstagram sayfasında görebilirsiniz.. 


***

Doktor Seçme / İlk Muayene Aşaması

Ameliyat düşüncem netleşince doktor araştırma aşamasına geldim.. Herhangi birinden tavsiye almadım.. Google ve ınstagramdan yardım aldım bu konuda.. 
Toplamda 7-8 adet doktoru yakın markaja aldım ve doktorun adını duyurmasıyla alakalı olarak fiyatların katlandığını gördüm.. Bir kaçını uçuk rakamlar dolayısıyla eledim.. 
3 doktoru uzun süre takip ettim ınstagram hesaplarından ve sonunda doktorum Volkan Kahya'da karar kıldım. Hemen ınstagram üzerinden iletişime geçtim.. Kısa sürede yanıt geldi ve benden burnumun önden ve yandan fotoğraflarını istedi Volkan Bey.. 
Gönderdim ve ilk görüşmeyi ınstagramda mesaj üzerinden yaptık böylece.. Ortalama bir fiyat aldım benim için uygundu ve randevu almak üzere asistanı Merve Hanım'la iletişime geçtik. Eşim Merve Hanım'la muayene tarihi ayarladı ve geçtiğimiz yaz başında yüz yüze muayene oldum..

 Ne istediğimden bahsettim muayene sırasında Volkan Bey bana burun yapım hakkında bilgi verdi.. Eğriliğin düzeltilebileceğini ve bu esnada istediğim küçük estetik dokunuşlarında yapılabileceğini öğrenince kararım netleşti.. 
Yazın ameliyat olmak istemediğim için ilerleyen bir tarih rica ettim ve Volkan Bey ameliyat olmak istediğim tarihten 2 hafta önce tekrar iletişime geçmemin yeterli olacağını söyledi..

***

Doktorum Hakkında Görüşlerim ve İletişim Bilgileri



Geldiğimiz aşamada doktorumdan çok memnunum gerek yaptığı işler olsun, gerek iletişimi güler yüzlü, esprili kişiliği ve açıkca bilgi vermesi olsun son derece içime sindi.. Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum..

Instagram DM veya Whatsapp üzerinden direk iletişime geçebilir, bilgi alabilirsiniz.. Bizzat kendi cevap veriyor.

Op.Dr. Volkan Kahya Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ve Baş Boyun Cerrahı

Instagram : instagram.com/drvolkan_kahya

Whatsapp : 0 532 760 46 18  

Web Sitesi : www.volkankahya.com

Burun estetiğimi yapacak doktorun estetik cerrah olmasından ziyade KBB uzmanı olması aradığım kriterlerden biriydi ve Volkan Bey bu özelliğiyle de beklentimi karşılıyordu.. Onu seçme sebeplerimden önemli bir tanesi buydu..

***

Ameliyat Tarihinin Belirlenmesi, Ücretle ilgili Bilgiler ve Ameliyat Öncesinde Yapılması Gerekenler

Yazı rahat rahat gezerek geçirdim.. Bütçemle ilgili ayarlamaları da hallettikten sonra ameliyat zamanının geldiğine karar verdim.. 
Yazın ameliyat olursanız güneşe çıkmamanız gibi bir durum söz konusu.. Ameliyat ücretinizi ise hemen ameliyat öncesi nakit olarak yapıyorsunuz.. Kredi kartı ve özel bir ameliyat olacağı için herhangi bir anlaşmalı kurum /SSK vs. geçerli değil.. 

Ameliyat ücretinize, ameliyat öncesi kan tetkikleri, ameliyat sonrası kontroller ve hastanede 1 gece yatış ücretiniz de dahil.. 

Söyledikleri gibi 2 hafta sonrasına randevumu aldım..

Ameliyat tarihim belirlendikten sonra doktorumun asistanı Merve Hanım bana bu aşamadan sonra yapmam gerekenleri anlatan detaylı bir mail gönderdi..

Ameliyatımdan 3 gün önce kan tetkiklerim ve anestezi doktoru ile görüşmek üzere Biruni Üniversite Hastanesi'ne gittim.. Ameliyatım da bu hastanede oldu.. Doktorumun ayrı bir muayenehanesi var.. 

Anestezi doktoruna doğru bilgileri vermeniz çok önemli.. Sürekli kullandığınız ilaçlar, geçirdiğiniz ameliyatlar vs. her şeyi eksiksiz bildirmeniz gerekiyor..
Ben antidepresan ve alerji ilacı kullandığımdan, genel anestezi altında 2 sezeryan doğum geçirdiğimden vs. her şeyden bahsettim.. İlaçlarımı ameliyat öncesi ne zaman içeceğimi kararlaştırıp kan vermek üzere yanından ayrıldım doktorun.. 
Kan verip, ameliyatla ilgili bilgilendirme forumunu okuyup, olabilecek riskleri kabul ettiğimi bildiren onayı da verdikten sonra o gün için işim bitti ve ameliyat tarihini beklemeye koyuldum.. 

Kan sonuçlarımın ameliyat günü doktorumun elinde olacağı söylendi herhangi bir sonuç beklemedim..

***

Ameliyat Günü

Ameliyatım sabah saat 10'da olacaktı.. Gece 00:00'dan yani 12'den sonra bir şey yememem/içmemem gerektiği söylenmişti.. Öyle yaptım..

Ameliyat saatinden 1.5 saat önce hastanede olduk.. En yakın arkadaşım Yeşim yanımdaydı.. Hasta yatış işlemlerini yaptırıp odamıza çıktık birlikte.. Eşim bu esnada o gün sınavı olan oğlumu okula bırakıyordu.. Kızım benimleydi.. 

Odam gayet temiz ve güzeldi.. Hastaneyle ilgili bir eleştiride bulunacak olursam akşam yemeğimizi getirmeyi unuttular.. Ve bir kaç kez istememize rağmen gelmek bilmedi.. Neyse ki sorumlu hemşire yardımcı oldu ve duruma el koydu.. Hatta bu durum için tutanak tarzı bir şey hazırladı yönetime sunulmak üzere.. 


İlk girdiğimizde arkadaşımın yatabilmesi için bir yer yoktu sonradan açılabilir kanape getirdiler..



Biraz fotoğraf çekip yerleştikten sonra, doktorumun asistanı geldi önce.. Burnumun fotoğraflarını çekti.. Sonrasında doktorum geldi ve bu fotoğraflar üzerinden tekrar görüştük ameliyat hakkında 

Torunum Fatma'da yatağın üzerinde gördüğünüz gibi hiç yalnız bırakmadı beni :)


Biz görüşmeyi bitirdikten sonra eşim geldi.. Ödemeyi yaptı.. 
Hemşirem geldi beni ameliyata hazırladı.. Ki çok tatlı bir kızdı.. İpek kirpik yaptırmış kirpiklerine bayıldık arkadaşımla ve yaptırdığı yeri öğrendik biz de yaptıracağız :)

***

Ameliyat Anı ve Sonrası

Ameliyathane kapısında bana kolumdan ilaç verdiler.. Normalde ameliyat korkum olmasına rağmen o an korku hissetmedim.. Herkesin güler yüzlü olması ve rahatlatıcı tavırları iyi geldi.. Ameliyathaneden içeri girerken hafif hafif başım dönmeye başlamıştı.. Güzel bir müzik çalıyordu duvar renkleri hoş bir maviydi.. Ortam güzelmiş dedim güldük :) 
Son sözlerim " galiba ben gidiyorum kolay gelsin size :)" oldu güldük yine ve sonrası yok bende.. O cümleyi de tamamlayabildim mi bilmiyorum :) 

Gözümü açtığımda odamdaydım arkadaşım yanımdaydı.. Eşim okula gitmiş ayılmama yetişemedi.. Sonradan geldi oğlumu da gördüm elimi tuttu.. Hiç acı ve ağrı hissetmiyordum.. Sırt üstü yatmam ve kesinlikle sağa ve sola yatmamam gerektiği söylendi.. Epey bir saat gözüme buz koymamız gerekti.. Sanırım her saat başı 10 dakika kalıyordu.. Bu şişlik ve morlukları kontrol altında tutabilmek içinmiş.. Canım dostum hiç aksatmadan saatlerce buzlarımla ilgilendi dakika tuttu.. Bu kısımlar flu ben de sürekli uyuyordum kısa kısa ama.. 

Eşim çocukları babaannelerine bırakıp tekrar geldi.. Ben kendimi iyi hissediyordum tek sıkıntım sürekli düz yatmak zorunda olduğum için sırtım ağrıyordu.. Arada öne doğru oturup kendimi rahatlatıyordum.. Eşime sen işe git aksatma işini daha fazla dedim biz arkadaşımla kontrol altına almıştık her şeyi.. Gece eğlenceli geçti.. İkide bir sen rahat mısın demekten bi rahat bırakmadık birbirimizi tabii :)  Cafeye inip çay bile içtik.. 

Yalnız gece uyurken horluyordum :)) 
Kendi horlama sesimle uyandım sürekli. Noluyo ya ! diye uyanıyormuşum Yeşim taklidimi yaptı güldük :) .. Ertesi gece bu durum geçti evde.. Sanırım garezim arkadaşımaymış :) O çok güzel uyudum hiç sorun yok dese de uyutmadım onu bence :) Çok güzel baktı bana hakkını ödeyemem..

Hastanede 1 gece kaldıktan sonra çıkış işlemlerimiz hızla yapıldı beklemedik.. Merve Hanım, 1 antibiyotik, 1 vitamin, 1 bana özel alerji ilacı, 1 ağrı kesici ve 3 ayrı damladan oluşan reçetemi getirdi.. İlaçları bana video çekerek anlattı.. Bu yöntemi sevdim.. İlaçlarımı kullanırken evde bu videodan faydalandım.. İlaçların çoğunu da anlaşmalı kurumlar ödemiyor aklınızda bulunsun..

Evde nasıl istirahat etmem gerektiğinden ve 3 gün diş fırçalanmayacak, 3 gün sakız çiğnenmeyecek, 10 gün ağır spor yapılmayacak, yüzüne su değmeyecek saçlar kuaförde yıkanacak gibi diğer detaylardan da bahsettikten sonra kontroller esnasında tekrar görüşmek üzere Merve Hanım'la ayrıldık..

***

Şimdilik bu kadar...

Şu an hala nekahat dönemindeyim..
Yakın zamanda yazacağım 2. yazımda da ameliyat sonrası iyileşme süreci, şişlik, morluk durumları, tampon ve alçının çıkarılması gibi aşamalardan bahsedeceğim..

Hoşçakalın :)

mutluhayatblog@gmail.com

27 Kasım 2016 Pazar

Psikiyatristle Görüşme Sürecim.. 2. Yazı / Sorgulama.. Kabullenme..

Konuyla ilgili İlk yazım burada.. Henüz okumadıysanız ilk olarak onunla başlamanızı öneririm..

***
Psikiyatristle görüşmeye başlayıp ilaç kullanmam sonrasında ilk 15 gün hiç bir şey değişmedi.. Doktorum bunu zaten söylemişti.. 

 İlaçları düzenli kullanıp sabırla 15 günün geçmesini bekledim.. Bu bile iyi gelmişti aslında.. Çünkü sadece 15 gün sonra iyi olacağıma inandırmıştım kendimi..

Bir bıçakla keser gibi keskin bir şekilde olmadı ama, bir süre sonra bi şeylerin değiştiğini farketmeye başladım.. 

Müthiş bir sorgulama evresi başladı.. Rüyalarla başlamıştı ve açıkcası en az rüyalar kadar yorucuydu.. Zihnim o kadar hızlı çalışıyordu ki bedenen hiç bir şey yapmasam da inanılmaz yorgun oluyordum.. Bu uykularımın düzelmesine de bir parça etki etti..

Günlerce düşündüm istemli istemsiz.. Çokça kendime kızdım bazı şeylerin bana yapılmasına izin verdiğim için.. 
Klişeleri bir kenara attım.. 
İlk affeden en güçlü, ilk unutan en mutlu bla bla bla..

Peki ya artık affedemiyorsa ?

Affetmemeye karar verdim.. Belki benim gücümü gösterme yöntemimde buydu.. Belki bu sefer iyilik timsali olmak zorunda değildim belki bana zarar veren buydu.. 
Evet hatta buydu.. 
Bir sürü sürüncemede olan insan ilişkim vardı.. Hani söze dökmeye çalışsan öyle hemen anlatamayacağın.. Ama seneler içinde hep bir negatiflik aldığın.. Küçük küçük şeylerle daima seni iğneleyen.. 
Evet bu kız bana dost değil dediğim mesela.. Bu benim zor anımı kolluyor bir tekme de kendi atmak için, bir diğeri mesela bir sürü şey yapmadı mı alttan alttan.. Hiç bir zaman samimi olduğuna inanmadın peki bu kadar şans vermek niye ? 
Niye tüm bu insanların hayatının içine girmesine izin veriyorsun ? En son yine ortalık karıştırmaya çalışmadı mı sinsilikleriyle ?  
Ne şansı daha dön arkanı git seni tutan ne ?

Köpeğe değil de sahibine olan saygı mı ? 

Pardon da sahibinin saygılık tarafı mı kaldı artık ? Hiç olmamıştı ki aslında.. Neyin saygısı bu ? Ne zaman yanındaydı ? O seni seviyor düşünüyor mu senin düşündüğün kadar.. Yahu kaç kere gözünün içine bakıp nasılsın dedi ? 

Hiç di mi ? :)

Sal ipini gitsin !

Saldım gitti.. 
Affederek rahatlamadım ben.. 
Affetmemeye karar vererek rahatladım.. Yok sayarak.. 
Idısı dıdısı bıbısı komple nesi var kimi yoksa hepsini komple ! Saldım gitti.. 

Nasıl bir ferahlamaydı anlatamam.. Hiç olmamışlar gibi.. 
İnanılmaz bir huzur bu.. 

***
Bu huzuru yakalamak kolay olmadı.. Öncesi çok dikenli bir yol gibiydi.. Kanaya kanaya yırtıla yırtıla geçtim..

 Bir tanesi whatsapp yazışmasında benden "bu gerizekalı" diye bahsediyordu mesela :) Üstelik bana dedikodusunu yapıp kötülediği insanlara benim hakkımda inanılmaz şeyler yazıyordu..
Oysa yıllardır benim ona yapmadığım iyilik kalmamıştı.. 
Hep şüphelenmiştim ama.. O gün gizlice o telefonu elime alırken içinde kendimle ilgili bir şeyler bulacağımı bilerek aldım.. Ve yanılmadım.. Yanılmayacağımı biliyordum.. Hislerime daha önce kulak vermediğim için kendime çok kızdım..

Hakkımda inanılmaz yazışmalar vardı.. Hepsini kendi ipadimle fotoğraflayıp belgeledim.. Ve hiç bi şey belli etmedim..
Günlerce sessiz kaldım.. Üzüldüm.. Kalbim o cümlelerin ağırlığını kaldıramadı.. Buruldum.. Kırıldım.. Bana duyulan o sebepsiz nefreti uzun süre algılayamadım..
Yaşadığım tüm olayları zihnimde tekrar tekrar oynattım.. Fedakarlıklarımı, karşılığında gördüklerimi.. O cümleleri tekrar tekrar okudum.. 
Üstelik bu cümleler yazılırken ben çocuğumun sağlam kalan tek böbreğini kurtarabilmek için maddi manevi çırpınıyor, eşimle de hayatımın en kötü günlerini yaşıyordum..

Hiç bir şey yapmadım.. Sadece çektiğim ekran fotoğraflarını gönderdim..

Biliyorum evet hakkımda yazdıklarını, sakladığın düşüncelerini..

***

Sonrası kabullenme evresi.. 
Evet kandırıldım.. Suistimal edildim.. Hem de şuraya konu dahi etmeye değmeyecek pek çok kişi tarafından.. 
Peki ne yapacağım ? 
Kırılıp dökülmeye devam mı edeceğim ? 

Hayır ayağa kalkacağım..

***
Günler süren sessizliğimin sonunda,
hiç birini affetmemeye karar verdim..

Yüklerimden kurtuldum.. Acıma duygumu bir kenara bıraktım..

Sonrası, 

Bi hafifleme hali.. 
İçten gelen, nasıl bir şey olduğunu unuttuğun bir kıpırtı.. 
Baharın gelmesi gibi, aşık olmak gibi, bir heves ve heyecan hali..

Tam bir ayağa kalkma süreci.. 

***
Devam edecek...

mutluhayatblog@gmail.com

21 Kasım 2016 Pazartesi

Oturma Odası Dekorasyonum / 2.Yazı

İlk oturma odası dekorasyonum yazımda kilimi siyah tarafıyla ve koltuğu da köşe haliyle görmüştünüz..
Evde sıklıkla değişiklik yapıyor ve bunu seviyorum.. 


Bu kilimi ilk gördüğümde aslında desenine vurulmuştum.. Çift taraflı kullanılması artı beğenimi kazandı.. Bu detayı sevdim.. 


Beyaz kısmı daha aydınlık daha fresh gösterdi odamı.. Ve siyah kısmını kullanmak evet daha zahmetli.. Gün aşırı ev süpürmeme rağmen hayli toz tutuyordu.. Ama onun görüntüsü de bir başka güzel benim için.. Zahmeti çekilir.. 




Koltuğumu da sıklıkla bölüp kullanıyorum.. Bu kez bir parçasını karşı tarafa alıp köşe durumunu bozdum.. 



Masamı odanın öbür köşesine koydum yemek alanını ve oturma alanını ayırmış oldum.. 
Masanın üzerindeki tablo eşimin ressam arkadaşının bize hediyesi.. Renklerini ben  seçtim hikayesi ona ait.. 2 büyük ve onların içinde 2 küçük ayak var üzerinde, eşimin benim, 2 çocuğumuzun olmak üzere.. Ayakları yere sağlam basan ailemizi temsil ediyor.. 


Bu odayı çocuk odasından oturma odasına çevirmemin bir diğer sebebi manzarasıydı.. 
Evimizin tamamından göl görünüyor ancak üst kattan karşıda hiç bina görmüyorum ve dış dünyadan soyutlanmış gibi hissediyorum ve bunu seviyorum.. 


Hoşçakalın :)

Duvar Rengi : Dyo Yeni Çağıl
Köşe Koltuk : İkea Söderhamn
Çift Taraflı Kilim : Koçtaş
Çiçeklik / Tv Ünitesi / Küçük Sehpa / Tül / Masa / Bank / Şifonyer : İkea
Sepet / Küçük Ayna : Madame Coco
Pullu Kırlentler : Ben diktim..
Fiyonk Yastık : Tuba Can
Çerçeveler : İkea / Euroflora / Madame Coco
Tablo :  Ressam Erkan Yaprakkıran


mutluhayatblog@gmail.com

20 Kasım 2016 Pazar

Kaliteli ve Hesaplı Eşarp, Şal Modelleriyle Modarana :)

En uygun fiyata eşarp ve şal modelleriyle Modarana :)

Yeni ürünler geldi ekleyip güncelliyorum :)

Ürün fotoğraflarını, fiyat bilgilerini aşağıda bulabilirsiniz.. Her türlü sorunuz için mail atmaktan lütfen çekinmeyin..

mutluhayatblog@gmail.com

Facebook ve Instagram'dan da ulaşabilirsiniz.. 

İyi alışverişler :)

***

Yeni Sezon Twill Kumaş Eşarp Modellerimiz

39,90 TL Etiketliler.. Ancak sadece 15 TL'den satıştalar

Tok durur, düşme kayma yapmaz, kolay şekil alır kolay kolay bozulmaz.. Twill kumaş en kullanışlı kumaş cinsidir..
Bu fiyata sahip olacağınız kumaş kalitesine bayılacaksınız.. 







































***













***
MARİLYN MONROE VİNTAGE KOLYE

Adet 3.5 TL


***

BURBERRY % 35 İPEK KIŞLIK ŞALLAR

Geçen yıldan daha da uyguna.. Kampanyalı fiyatıyla adet 35 TL
 Yumuşacık dokusuyla başınızdan çıkarmak istemeyeceksiniz..

BAŞTA DURUŞLARI AŞAĞIDADIR..

Klasik Renk Sadece 1 adet



***
Portföy Çanta 31'e 22 cm ölçülerinde

5 RENK
Lacivert / Siyah / Bordo / Vizon / Kahve

Adet : 10 TL
2 Adet : 15 TL

Dostlarınızla birlikte alıp daha uyguna getirebilirsiniz..

Kol askısı mevcuttur.. İster el çantası, ister kol çantası olarak kullanabilirsiniz


***

Portföy Çanta 38*22*10 cm ölçülerinde..

20 TL

Omuz askısı da mevcuttur.. İster el çantası, ister kol çantası olarak kullanabilirsiniz.


***
Sunum Sandalyesi 

Adet : 2.5 TL

İster sunum sandalyesi olarak kullanın, ister çocuğunuza oyuncak olsun :)



***
Sunum Çantası

Adet : 2 TL

İster sunum ürünü olarak kullanın, ister çocuğunuza oyuncak olsun :)


***
Topuz Tokası : 3 TL


***

İPEK GÖRÜNÜMLÜ, İPEK KALİTESİNDE ŞALLARIMIZ..

Kampanyalı fiyatıyla adet 20 TL

Tok durur, önü düşme kayma yapmaz, kolay şekil alır kolay kolay bozulmaz.. 
Bu fiyata sahip olacağınız kumaş kalitesine bayılacaksınız.. 

BAŞTA DURUŞLARI AŞAĞIDA MEVCUTTUR..





***

BURBERRY % 35 İPEK ŞALLAR

Kampanyalı fiyatıyla adet 35 TL

1.90*70 cm ölçülerinde.. Çift kat takılır, İç göstermez. Başınızdan çıkarmak istemeyeceksiniz..

BAŞTA DURUŞLARI AŞAĞIDADIR..



İzleyiciler